Bir Belgesel: Animal In Love
Enfes bir belgesel Animals in Love... Orijinali Fransızca ama Türkçe çeviri ile de seyredildiğinde, çok özenli, başarılı bir çeviri olduğu için rahatsız etmiyor .
Eğer cocukluğunuzdan beri belgesel sever, hayvanlar aleminin davranış ve yaşamları ile ilgili detayları merak eder, bir yapınız var ise; kaçırmayınız derim:)
Özellikle cocuklar ve gencler için görülmesi şart bir görsel şölen...
Bir film : 10000 BC
Prehistorik çağda epik bir aşk ve yaşam hikayesi.
Film Amerika'da ciddi kötü kritikler aldı.
Özellikle tarihsel gerçeklere bağli kalmamak, ve tarihi Hollywood vari süsleyerek azimsamak gibi eleştiriler çoktu.
Biz filmi çocuklar ile birlikte eğlenme amaçlı seyrettik ve çok tarihsel, belgesel bir beklentimiz olmadan seyrettiğimiz için eğlendirici bulduk.
Özellikle filmin sonunda süpriz olarak ulaşılan bölge, medeniyet ve bu medeniyetin o tarihlerdeki ileri matematik, uygarlik, yaşam seviyesi gibi konularda hala tarihcilerin yanıtlayamadıgı sorular olduğu düşünülür ise, çok da sacma olmayan ama tarihsel olarak kesinlikle tutmayan (!) hoş bir sonu var:)
Kocaman bir ağacın üstünde, yaprakların sesini dinleyerek, kuşları seyrederek, yüzünde rüzgarı hissederek, hayal kurmayı sevenlere...
Pazartesi, Temmuz 20, 2009
Iki Istanbul Lezzeti
Yazi tarihi: 20 Temmuz 2008
Dün erken bir akşam yemeği için sokak henüz kalabalıklaşmamış iken gittik.
Kalabalık iken çok turistik , çok meyhane, çok fasıl olabileceği için İstanbul yerleşiklerine itici gelebilecek eğlence atmosferi, henüz sokağa hakim değildi.
Arnavut taşlı sokaklara konulmuş, beyaz keten örtülü masalarda taze mezeler yiyip, aslında Galatasaray-Nevizade ama değil, biraz yazlık, biraz kasaba atmosferinde zaman geçirmek için çok hoş...
Özellikle, patlıcan ezmesini ve arnavut ciğerini tavsiye ederim:)
Saki Restaurant
Telefon: 0212 244 16 83
Yer: Beyoglu
Adres: Balik Pazari Kameriye Sokak No:11
Mehtap Kafeterya
Emirgan Çinaraltı Mehtap Kafetarya, Sabancı Müzesinin ilerisine parkın karşı köşesindeki iki katli villada açılmiş ve de akabinde hemen kapanmış olan balıkçının yerine taşınmış.
Cinaralti su anda Sütiş olarak hizmet veriyor. Atmosfer enfes, ama menemeni Mehtap'in menemeni kadar iyi degil.
Garsonlarin yarısı kalmış, yarısı Mehtap'a gecmiş.
Ikisini de denedik. Menemen konusunda ciddi seçici iseniz, çok benzer menüleri olmasına rağmen Mehtap bir adım öne çıkıyor:)
Herkese iyi pazarlar:)
Dün erken bir akşam yemeği için sokak henüz kalabalıklaşmamış iken gittik.
Kalabalık iken çok turistik , çok meyhane, çok fasıl olabileceği için İstanbul yerleşiklerine itici gelebilecek eğlence atmosferi, henüz sokağa hakim değildi.
Arnavut taşlı sokaklara konulmuş, beyaz keten örtülü masalarda taze mezeler yiyip, aslında Galatasaray-Nevizade ama değil, biraz yazlık, biraz kasaba atmosferinde zaman geçirmek için çok hoş...
Özellikle, patlıcan ezmesini ve arnavut ciğerini tavsiye ederim:)
Saki Restaurant
Telefon: 0212 244 16 83
Yer: Beyoglu
Adres: Balik Pazari Kameriye Sokak No:11
Mehtap Kafeterya
Emirgan Çinaraltı Mehtap Kafetarya, Sabancı Müzesinin ilerisine parkın karşı köşesindeki iki katli villada açılmiş ve de akabinde hemen kapanmış olan balıkçının yerine taşınmış.
Cinaralti su anda Sütiş olarak hizmet veriyor. Atmosfer enfes, ama menemeni Mehtap'in menemeni kadar iyi degil.
Garsonlarin yarısı kalmış, yarısı Mehtap'a gecmiş.
Ikisini de denedik. Menemen konusunda ciddi seçici iseniz, çok benzer menüleri olmasına rağmen Mehtap bir adım öne çıkıyor:)
Herkese iyi pazarlar:)
Dalidir , Ne yapsa yeridir:)
Yazi tarihi: 22 Eylul 2008
Cumartesi günü Dali'ye kavuştuk:) Çocuklar ile gittiğimiz için Sabancı Müzesi refakatci kapsamında yetişkinlerden ücret almıyor.
Müze tarafından alınmis zarif, teşvik edici ve çocuk dostu bir karar. 8 aylık bebekleri ile gelenler vardı. Linkte az sayıda foto var...
Dahası için gidiniz, görünüz...Gitmişken arabayı Emirgan Korusuna park ediniz...
Müzenin kırmızı minibüsü hiç durmadan sefer yapiyor. Park ettiğiniz arabanıza iniş ve binişte ise; korunun hafif havasına, delici yeşillikteki çamlarına ,naif manzarasına, nazlı boyunlarını kırarak üstlerindeki yağmur damlalarını düşüren rengarenk çiceklerine , piknik masalarında birbirine geometrik figürler şeklinde sarılmis fısıldaşan çiftlerine, sonbaharın sarı halısını serdiği eğimlerine, ürkek sincaplarına ve çıgırtkan kuşlarına göz atınız...
Deli Dahi Dali ile mutlaka tanışmak gerek:)
Cumartesi günü Dali'ye kavuştuk:) Çocuklar ile gittiğimiz için Sabancı Müzesi refakatci kapsamında yetişkinlerden ücret almıyor.
Müze tarafından alınmis zarif, teşvik edici ve çocuk dostu bir karar. 8 aylık bebekleri ile gelenler vardı. Linkte az sayıda foto var...
Dahası için gidiniz, görünüz...Gitmişken arabayı Emirgan Korusuna park ediniz...
Müzenin kırmızı minibüsü hiç durmadan sefer yapiyor. Park ettiğiniz arabanıza iniş ve binişte ise; korunun hafif havasına, delici yeşillikteki çamlarına ,naif manzarasına, nazlı boyunlarını kırarak üstlerindeki yağmur damlalarını düşüren rengarenk çiceklerine , piknik masalarında birbirine geometrik figürler şeklinde sarılmis fısıldaşan çiftlerine, sonbaharın sarı halısını serdiği eğimlerine, ürkek sincaplarına ve çıgırtkan kuşlarına göz atınız...
Deli Dahi Dali ile mutlaka tanışmak gerek:)
Selanik ve Ata'nın Evi
Kısa ve zahmetsız bir gezi arayışında iseniz eğer, kesinlikle tavsiye ederim KOMSU'yu ziyaret etmenizi:)
Yola çıkmadan önce, ülkemizin en hızlı ve etkin çalışan bürokratik kurumu olduğu konusunda bahse girebileceğim Maslak'ta ki TURING'e , araba ruhsatınız, sürücünün ehliyeti ve 2 foto ile uğrayıp 5 dakika da arabanıza Shengen vizesi yani triptik yaptırabiliyorsunuz.
Istanbul Beykoz'dan , Ipsala 3 saat. Sınırı gecmek kolay.
Hem bizim polislerimiz hem de Yunan polisleri zahmet vermeden işlemleri yapıyorlar...
Meriç (Evros Nehri ) üzerinden geçiverince; kırmızı beyaz birden oluyor mavi beyaz:)
Bu arada, geri dönüş saati aksamüstüne denk geldi.
Gün batımında Meriç'e bakarken, yazılmıs şu dizeler aklımdan çıkmadı;
Meriç daldı engine
Bilmem neyi ariyor
Saştım ufkun rengine
Neden Meriç yanıyor
Bu yurdun baharinda yok iken bir damla gam
Meriç kıyılarında ağlıyor neden akşam?
Savaş zamanı iki taraftanda Meriç'e akan kanları anmıs olalım:(
Devam eder isek ;
Ipsala Selanik yolu, düz bir otoban. O kadar bize benziyor ki manzara, etrafa bakınca insan Ege kıyısında gittiğini zannediyor.
Biliyorum, biliyorum zaten Ege kıyısında gidiliyor, lafın gelişi işte...
Selanik Atamızın doğduğu yer.
Gider gitmez bizim de ilk ziyaret durağımız oluyor.
Kalabalık gruplar halinde Türkler , giriş için kapıda sıra bekliyorlar.
Giren çikan; duygu dolu , nemli gözler ile birbirine İyi Bayramlar diliyor.
Camekanlarda sergilenen az sayıdaki Pasa'nin kıyafetleri nasıl janti, nasıl özenli, nasıl stil ve karakter sahibi anlatamam.
Selanik neredeyse İzmir.
Hani İzmir'e az kala veya İzmir'i çeyrek geçe bir durumu var.
İnsanlar şık ve fiziken güzeller.
Akşamları hareketli, kafeler ve barlar dolu.
Yunanistan bir Avrupa ülkesi olabilir ama Avrupa'dan çok bize benziyorlar.
Selanikte turist olmak çok keyifli ve kolay.
Yola çıkmadan önce, ülkemizin en hızlı ve etkin çalışan bürokratik kurumu olduğu konusunda bahse girebileceğim Maslak'ta ki TURING'e , araba ruhsatınız, sürücünün ehliyeti ve 2 foto ile uğrayıp 5 dakika da arabanıza Shengen vizesi yani triptik yaptırabiliyorsunuz.
Istanbul Beykoz'dan , Ipsala 3 saat. Sınırı gecmek kolay.
Hem bizim polislerimiz hem de Yunan polisleri zahmet vermeden işlemleri yapıyorlar...
Meriç (Evros Nehri ) üzerinden geçiverince; kırmızı beyaz birden oluyor mavi beyaz:)
Bu arada, geri dönüş saati aksamüstüne denk geldi.
Gün batımında Meriç'e bakarken, yazılmıs şu dizeler aklımdan çıkmadı;
Meriç daldı engine
Bilmem neyi ariyor
Saştım ufkun rengine
Neden Meriç yanıyor
Bu yurdun baharinda yok iken bir damla gam
Meriç kıyılarında ağlıyor neden akşam?
Savaş zamanı iki taraftanda Meriç'e akan kanları anmıs olalım:(
Devam eder isek ;
Ipsala Selanik yolu, düz bir otoban. O kadar bize benziyor ki manzara, etrafa bakınca insan Ege kıyısında gittiğini zannediyor.
Biliyorum, biliyorum zaten Ege kıyısında gidiliyor, lafın gelişi işte...
Selanik Atamızın doğduğu yer.
Gider gitmez bizim de ilk ziyaret durağımız oluyor.
Kalabalık gruplar halinde Türkler , giriş için kapıda sıra bekliyorlar.
Giren çikan; duygu dolu , nemli gözler ile birbirine İyi Bayramlar diliyor.
Camekanlarda sergilenen az sayıdaki Pasa'nin kıyafetleri nasıl janti, nasıl özenli, nasıl stil ve karakter sahibi anlatamam.
Selanik neredeyse İzmir.
Hani İzmir'e az kala veya İzmir'i çeyrek geçe bir durumu var.
İnsanlar şık ve fiziken güzeller.
Akşamları hareketli, kafeler ve barlar dolu.
Yunanistan bir Avrupa ülkesi olabilir ama Avrupa'dan çok bize benziyorlar.
Selanikte turist olmak çok keyifli ve kolay.
Kavala
Yunanistan'in adalara açılan limanı... Haftanın belirli günlerinde başta en kuzeydeki Thassos ( Taşoz) olmak üzere; Limni, Midilli ve Çeşme'nin karşı kıyısı Sakız'a feribot seferleri var.
Taşoz Kavala'dan 1,5 saat . Eğer feribota , Keramoti adlı 30 km ilerideki kasabadan binilirse yaklaşık süre 50 dakikaya iniyor.
Limni yaklasik 3 saat, Midilli 5 saat ve Sakız yaklaşık 15 saat.
Yataklı kamaralar var ve yolcu ücreti kişi başı 60 Euro civarı.
Araba için ayrıca ücret alınıyor. Güzel bir havada, sakin denizde akşamüstü saat 18:00 civarinda binildiginde, ertesi gün sabah 10 gibi Sakız'a iniliyor.
Sakıza varinca da aynı gün akşamüstü saat 17:00 civarı ise, Sakız'dan Ceşme feribotu mevcut.
Gelelim Kavala'ya. Büyük bir şehir değilse bile, canlı. Gece saat 22:00 de bile tüm dükkanlar açık, insanlar , çocuklar cıvıl cıvıl sokaklarda.
Kavala'ya yolunuz düşer ise; şehrin küçük liman denilen balıkçı barınağının bulunduğu ''Sfageio'' ya gidip, ''Limanaki'' adlı küçük balıkçı restauranında balık yemenizi tavsiye ederim.
Koyun manzarası çok güzel, ve yemekler lezzetli.
Yunanlılar ızgara balığı bizden daha kuru pişiriyorlar ve yanında zeytinyağı sosu ile servis yapıyorlar.
Onun dışında radikadan, bamyaya, pancar turşusundan zeytine kadar herşey aynı:) Belki zeytin çekirdeklerinin rengi farkli :)
Bizimkiler siyaha çalar iken, onların Kalamata olmayan normal boyuttaki zeytinlerinin çekirdekleri patlıcan morundan azıcık hallice bir renk:)
Taşoz Kavala'dan 1,5 saat . Eğer feribota , Keramoti adlı 30 km ilerideki kasabadan binilirse yaklaşık süre 50 dakikaya iniyor.
Limni yaklasik 3 saat, Midilli 5 saat ve Sakız yaklaşık 15 saat.
Yataklı kamaralar var ve yolcu ücreti kişi başı 60 Euro civarı.
Araba için ayrıca ücret alınıyor. Güzel bir havada, sakin denizde akşamüstü saat 18:00 civarinda binildiginde, ertesi gün sabah 10 gibi Sakız'a iniliyor.
Sakıza varinca da aynı gün akşamüstü saat 17:00 civarı ise, Sakız'dan Ceşme feribotu mevcut.
Gelelim Kavala'ya. Büyük bir şehir değilse bile, canlı. Gece saat 22:00 de bile tüm dükkanlar açık, insanlar , çocuklar cıvıl cıvıl sokaklarda.
Kavala'ya yolunuz düşer ise; şehrin küçük liman denilen balıkçı barınağının bulunduğu ''Sfageio'' ya gidip, ''Limanaki'' adlı küçük balıkçı restauranında balık yemenizi tavsiye ederim.
Koyun manzarası çok güzel, ve yemekler lezzetli.
Yunanlılar ızgara balığı bizden daha kuru pişiriyorlar ve yanında zeytinyağı sosu ile servis yapıyorlar.
Onun dışında radikadan, bamyaya, pancar turşusundan zeytine kadar herşey aynı:) Belki zeytin çekirdeklerinin rengi farkli :)
Bizimkiler siyaha çalar iken, onların Kalamata olmayan normal boyuttaki zeytinlerinin çekirdekleri patlıcan morundan azıcık hallice bir renk:)
Tekfen Cumhuriyet Konseri
Yazi Tarihi 30.10.2008
Cuma aksami Tekfen Cumhuriyet Bayrami konserine gectigimiz hafta gittik.
Anlatici olarak Arsen Gurzap ve Yetkin Dikinciler'in gorev aldigi, Tekfen Flarmoni'nin sundugu muthis bir muzikalite ve kusursuz sunumun yanisira, anlatimin, seslendirmenin, diksiyonun yuksek kalitesi ile bezenmis ust kalitede bir dinleti izledik.
Calinan Istiklal Marsi ornekleri, okunan anektodlar, aktarilan tarihsel olaylar zaman zaman bogazimizin dugumlenmesine, gozlerimizin dolmasina yol acti.
En sonda ise, tum salonun ayakta Istiklal Marsimizi, tum orkestra, tenorlar, Arsen Gurzap ve Yetkin Dikicilerin ve seyircilerin katilimi ile beraber soylemesi ise milli duygularimizin costugu, Cumhuriyet sevgisinin tastigi anlardi.
Arsivlerden cikan eserlerin , bestecilerin hikayeleri kadar; katilan eserlerin muzikal farkliliklari da ilgi cekici idi.
Iclerinde klasik Turk Musikisi formatinda bestelenmis olanlar, opera formuna uygun olarak bestelenmis olanlar, turku formuna uygun bestelenenler, ve Kazim Karabekir Pasa'nin, Mehmet Akif'in guftesini begenmeyerek kendisinin yazip-besteledigi mars formunda olan da vardi.
Ilginc gelen bir baska konu ise;
Acilan beste yarismasini gelen pek cok eser arasindan -ki gonderenler arasinda ogrenciler, muzik ogretmenleri, yabanci kompozitorler ve meshur Turk bestecileri var-ilk once Ali Rifat Cagatay'in bestesinin kazanmasina ragmen;
bir sure sonra bu beste kullanildiktan sonra ; Zeki Ungur'un Izmir'in Kurtulusu'nu bir sohbet ortaminda dinleyip cok etkilerek bugun hepimizin bildigi Istiklal Marsi'ni besteledigi ve daha sonra bu bestenin daha cok begenilerek kabul edildigi idi...
Buyuk Holdinglerin bu kultur calismalari ulkemiz ve bizler icin cok anlamli , cok onemli ve cok degerli.
Cuma aksami Tekfen Cumhuriyet Bayrami konserine gectigimiz hafta gittik.
Anlatici olarak Arsen Gurzap ve Yetkin Dikinciler'in gorev aldigi, Tekfen Flarmoni'nin sundugu muthis bir muzikalite ve kusursuz sunumun yanisira, anlatimin, seslendirmenin, diksiyonun yuksek kalitesi ile bezenmis ust kalitede bir dinleti izledik.
Calinan Istiklal Marsi ornekleri, okunan anektodlar, aktarilan tarihsel olaylar zaman zaman bogazimizin dugumlenmesine, gozlerimizin dolmasina yol acti.
En sonda ise, tum salonun ayakta Istiklal Marsimizi, tum orkestra, tenorlar, Arsen Gurzap ve Yetkin Dikicilerin ve seyircilerin katilimi ile beraber soylemesi ise milli duygularimizin costugu, Cumhuriyet sevgisinin tastigi anlardi.
Arsivlerden cikan eserlerin , bestecilerin hikayeleri kadar; katilan eserlerin muzikal farkliliklari da ilgi cekici idi.
Iclerinde klasik Turk Musikisi formatinda bestelenmis olanlar, opera formuna uygun olarak bestelenmis olanlar, turku formuna uygun bestelenenler, ve Kazim Karabekir Pasa'nin, Mehmet Akif'in guftesini begenmeyerek kendisinin yazip-besteledigi mars formunda olan da vardi.
Ilginc gelen bir baska konu ise;
Acilan beste yarismasini gelen pek cok eser arasindan -ki gonderenler arasinda ogrenciler, muzik ogretmenleri, yabanci kompozitorler ve meshur Turk bestecileri var-ilk once Ali Rifat Cagatay'in bestesinin kazanmasina ragmen;
bir sure sonra bu beste kullanildiktan sonra ; Zeki Ungur'un Izmir'in Kurtulusu'nu bir sohbet ortaminda dinleyip cok etkilerek bugun hepimizin bildigi Istiklal Marsi'ni besteledigi ve daha sonra bu bestenin daha cok begenilerek kabul edildigi idi...
Buyuk Holdinglerin bu kultur calismalari ulkemiz ve bizler icin cok anlamli , cok onemli ve cok degerli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)